Derbi Yorumları!

Turkcell Süper Lig’in 22. haftasında oynanan Beşiktaş – Galatasaray derbisi karşılıklı atılan gollerle 1 – 1 berabere tamamlandı. Galatasaray bu beraberlikle puanını 47′ye çıkarırken maç fazlasıyla liderliğini sürdürdü. Beşiktaş ise bir maç eksiği ile 39 puanla 5. sıraya yükseldi.

AHMET ÇAKAR: ÇİZGİYİ GEÇMEDİ (SABAH)

Sivok dün gecenin belirleyici ismi oldu. Onun yüzünden Galatasaray golü geldi, daha sonra da Beşiktaş’ı kurtaran adam oldu. İlk yarı Beşiktaş inanılmaz baskılı oynadı. Galatasaray adeta kafasını kaldıramadı. Direkten dönen top, Franco’nun içeride mi yoksa dışarıda mı tuttuğu tartışılacak pozisyonlara baktığımızda Beşiktaş çok etkiliydi. Bunun en önemli nedeni Nobre bütün hava toplarına yükselip hem Galatasaray defansını bozdu hem de dönen topları Beşiktaşlıların almasını sağladı. Ekrem ve Fink her pozisyonda rakibe bastılar. Orta saha oyuncuları Galatasaray forvetine destek veremeyince de özellikle ilk yarı tek kale maç oldu.

KARŞILAŞMADAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ…

İlk yarıda Franco’nun çıkardığı top çizgiyi geçti mi geçmedi mi? Bence geçmedi. İkinci yarı İbrahim Üzülmez’in Keita’ya tokat atmış gibi bir pozisyonu var. Üzülmez tokadı düşünmedi ama rakibi engellemeyi düşündü. En az bir sarı kart olmalıydı. Bu arada bir serbest vuruşta İbrahim Toraman’ın Mehmet Topal’ı ceza alanı içinde tutarak indirmesi var ki; bence penaltı. Ve yine son dakikalarda Keita’nın İbrahim Üzülmez’in suratına vurduğu bir dirsek var. Burada da Keita’nın görmesi gereken kırmızı kart atlandı.

İSKENDER GÜNEN: MÜCADELEYE ŞAPKA ÇIKARTIN (SABAH)

Beşiktaş için şampiyonluk yarışında olmak ya da olmamak maçıydı. G.Saray ise rakibine oranla daha rahattı her şeyden önce İnönü’ye lider olarak gelmişti. Maça her iki takımda kontrollü başladı. Bütün oyuncular topun kaybedildiği yerde hemen savunma görevlerini eksiksiz uygulama peşindeydiler. Bu yüzden serbest vuruşlar dışında her iki kalede de heyecan yaratacak pozisyonlar yoktu.

Orta sahada Mehmet Topal, Barış oyunun sadece savunma bölümünde vardı Önde ise Arda ve Elano topla buluştuğunda etkili olmaya çalıştılar fakat orta sahadan hiçbir destek alamadıkları için yeterli pozisyon üretemediler.

Arda’nın sakatlanması ise G:Saray adına büyük şanssızlıktı. Rijkaard da oyunun sonları yaklaşırken önde top tutma becerisi olan Elano’yu oyundan aldıktan sonra Beşiktaş, G.Saray kalesine daha fazla gelmeye başladı ve bunun sonucunda Franko’nun hatasında Sivok da beraberliği yakaladı. Pozisyonu zengin bir maç seyredemedik ama her iki takımında ortaya koyduğu mücadeleye saygı duymak gerektiği düşüncesindeyim.

LEVENT TÜZEMEN: RİJKAARD VE YERLİLER (SABAH)

Galatasaraylı futbolcularda Atletico Madrid maçının yorgunluğu o kadar bariz ki; Beşiktaş’a karşı oyunun temposunu yükselterek oynamadılar. Alanları daraltıp ve sürekli ayağa pas yapıp topun kontrolünü ellerinde tutmaya çalıştılar. Elano hem oyunu yönetmeye çalıştı hem de uzun toplarla hücum şeklini değiştirdi ve genelde Keita’yı topla buluşturmaya başladı.

Beşiktaş 6 yabancı ile oynarken, Rijkaard takım oluşumunu yerli oyuncular üzerine kurdu. Beşiktaş gol sonrasında çok adamla Galatasaray’ın üzerine gitmeye başlayınca savunmasında Keita’nın seveceği derin boşluklar bırakmaya başladı.

Rijkaard, Ayhan ve/veya Mustafa Sarp’ı tercih ederek oyunu ve skoru tutabilirdi. Cesaretlenen Beşiktaş yüklenmeye başladı. Sivok’un attığı golde Franco’nun topu tutmayıp kısa yumruklaması büyük hataydı. Galatasaray eline geçen fırsatı kullanamadı.

HAŞMET BABAOĞLU: TEK FERRARİ VARDI (FOTOMAÇ)

Tamam! Beşiktaş bu sezon birçok maçı kötü oynayarak kazandı. Ama dün akşam gerçekten iyiydi siyah-beyazlılar. Sivok o dakikada inat edip Leo Franco’nun kalesine yuvarlamasaydı. İyi oynayarak kaybedeceklerdi. Hollandalı Rijkaard temkinli bir İtalyan gibi oynattı takımını… Beyni Hollandalı gibi çalışan hoca Mustafa Denizli’ydi! Sağlam savunmasına güvenerek takımını sürekli hücuma çıkardı. Orta sahasını gezdirdi. Fink’e rakip on sekiz önünde ‘fink’ attırdı. Sonuçta hesabını yaptığı galibiyeti bulamadı; çok ihtiyaç duyulan 2 puan kaybedildi. Ama doğruya doğru, Mustafa hocanın total hücum anlayışı maçın bazı bölümlerinde gerçekten lezzetli bir futbol seyretmemize neden oldu.

Şimdi bu derbi bence apaçık bir gerçeği ortaya koydu. Büyük işler yapacaksan o işlere uygun kalitede futbolcuların olacak! Beşiktaş’ın bir tek üst düzey futbolcusu var: Ferrari. O zaman da santrforu olmayan ve orta sahası problemli bir Galatasaray’ı baskıyı kurmanıza rağmen yenemiyorsunuz!

İSMET TONGO: MÜTHİŞ KURTARIŞ (FOTOMAÇ)

Maç başladıktan sonra iki takım da aynı anlayış içinde, aynı dizilişte oyuna başladılar: Aman dikkat kimin yumurtası kırılacak belli değil. Beşiktaş, beşinci dakikadan sonra üstünlüğü ele aldı. Presle Galatasaray’ı sahasına hapsetti. Sağlı sollu akınlar, şutlar ve atılan kornerlerle sarı-kırmızılı defans bunaldı. Herkes Kartal’dan gol bekliyor ama bana göre hücumlar sokmadan vızıldayan sivrisineklerin sesi gibiydi Galatasaray kademesi 20 dakika boyunca çok adamlı defansla Beşiktaş hücumcularına karşı koydu.

Galatasaray oyuna asılmaya başladı. Toraman’ın Topal’a sarılıp düşürmesi resmen penaltıydı. Jo’nun oyuna girmesi Galatasaray’ı değiştirdi. Golde de onun rolü büyüktü. Arda’nın golü attıktan kısa bir süre sonra sakatlanıp çıkması kötü oldu. 82. dakikada Galatasaray defansı hata yaptı ve Sivok’la durum 1-1 oldu. Sonuç: Bana göre oyunun hakkı beraberlikti ve öyle bitti.

TURGAY DEMİR: NİHAT KUMARI! (FOTOMAÇ)

Orta sahayı dörtleyen bir Beşiktaş bu maçın iyi oynayan tarafı olur. Üstünlüğü ele alır, rakibinden çok daha fazla pozisyon bulur. O pozisyonların kaçı gol olur ya da olur mu, orasını kimse bilemez. Gol biraz da şans ister.

Rijkaard, Jo’yu da yedek bırakmakla yetinmeyip bir de Servet’i yanında oturtup savunmada arıza çıkarmıştı. Hal böyle olunca Beşiktaş (özellikle soldan) her iki kanattan da bindirdi. Eğer bu bindirmeleri yapan Ekrem, Üzülmez ya da Toraman orta yaparken biraz dikkatli olabilseler Beşiktaş’ın daha ilk yarıda birkaç gol bulması işten bile değildi.

Böylece Galatasaray savunması üzerindeki baskıyı arttırken Beşiktaş’ın ön bölgede top tutmasını da kolaylaştırdı. Yani bu doğru bir tercihti. Yanlış olan tüm bunları görmezden gelip Nobre’yi çıkarıp yürüyecek hali olmayan Nihat’ı sahaya sürmesiydi. Sivok da asist yapınca Arda klasını konuşturup kötü oynayan takımına öne geçirdi. Beraberlik golünü Sivok’un atması da gecenin ödeşmesiydi. Beşiktaş, Denizli’ye rağmen kaybetmediği için sevinmelidir.

TURGAY ŞEREN: BECERİKSİZ VE ŞANSSIZ KALDILAR (AKŞAM)

Karşılaşmada ilk yarıda Beşiktaş çok iyi oynadı ancak çok şanssızdı. Holosko’nun vurduğu top sol direğin içine çarptı matematiksel olsarak içeri girmesi gerekirken top dışarı çıktı. Sivok’un kafayla vurduğu topu Leo Franco eliyle çıkardı. Bu pozisyon gol müydü değil miydi onu orta hakem değil yan hakemin görmesi gerekir. Yan hakem golü vermediğine göre top ağlara gitmedi demektir.

Beşiktaş defansının büyük hatası sonucu Arda Turan golü buldu. Bu hatada Sivok’un da payı vardı ancak Sivok attığı golle kendisini affettirdi.

Eğer bir takım kazansaydı diğer takıma haksızlık olurdu. İkisi de üstün bir performans sergilemedi. İki takımda en azından gol atmak için uğraştı. Ancak kale önlerinde beceriksiz ve şanssız kaldılar.

ATIF KEÇECİ: KAZANAN FENERBAHÇE OLDU

Beşiktaş tarafından bakıldığı zaman siyah-beyazlı ekip daha iyi işler yaptı. Beşiktaş beklenenin üzerinde performans gösterdi. fakat gol bulmakta sıkıntı yaşaması ilk yarının beraberlikle bitmesi halini getirdi. Galatasaray’ın forvetsiz oynaması derbiyi kazanma şansını zorladı. Ve de golü bulmasına rağmen rakibin baskısını kontrol edemeyince sahadan kendisi için avantaj olan 1 puanla ayrıldı. Sahada iyi büyük oynadı fakat kazanan üçüncü büyük Fenerbahçe oldu.

Kaynak:Sabah

820 days ago by in Beşiktaş | You can follow any responses to this entry through the RSS feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave A Response

* Required